Yeni Milli Eğitim Bakanı’mız hakkında…


Bütün Milli Eğitim camiası gibi dün geceden beri benim de içimde bir umut ışığı parladı. Yıllardır söylenen “öğretmen kökenli birisi bakanımız olsun” cümlesi en sonunda önündeki tüm bürokratik engelleri aşıp Sayın Cumhurbaşkanımıza ulaştı. Zaten seçimden sonraki balkon konuşmasında “milletimizin vermek istediği mesajı aldık” diyerek bizi umutlandırmıştı

Neticede dün gece kabineyi açıkladı ve yeni Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk oldu.

Peki, kim bu Ziya Selçuk?

Bizi ilgilendiren özellikleriyle Ziya Selçuk; 1982 yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi’nden mezun olmuş, 1985 yılında Ankara Üniversitesi’nde Eğitimde Psikolojik Hizmetler (Gelişim Psikolojisi) alanında Yüksek Lisans derecesi almış, 1989 yılında Hacettepe Üniversitesi’nde Psikolojik Danışma ve Rehberlik konusunda Doktorasını tamamlamıştır. Ayrıca Ziya Selçuk geçmişte Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu’na başkanlık yapmıştır.

Kendisini eğitime adamış, gerçek bir eğitimci. Bir teorisyen. Özetle bunu söyleyebilirim.

Bir öğretmen olarak yıllardır eğitimden, öğretmenden, öğrenciden anlamayan; “eğitimde şöyle iyiyiz, böyle mükemmeliz” cümleleriyle camiamızdaki herkesi şaşırtan, danışmanların güdümünde bir bakan yerine öğretmen çıkışlı, eğitimci bir bakan istedim. Sadece ben değil, vicdan sahibi tüm arkadaşlarım da aynı görüşteydi.

Bugün eğitim öğretim yapan herkese güneş bir başka doğdu. Hepimizin içi umut ve neşeyle doldu. Uçurumdan aşağı kasıtlı olarak yuvarlandığını en körlerin bile gördüğü eğitimimizin başına bizden, eğitimci birisi geçti. Şahsım adına en çok istediğim şey danışmanların velvelesine gelmeyip bakanımızın bizzat sahaya inmesi, direksiyona kendi geçmesidir. Öbür türlü kendinden öncekilerin hatalarını tekrar etmekten öteye geçemeyecektir.

Tüm ülke olarak başta twitter olmak üzere her mecrada kendisini stalkladığımızda karşımıza “modernist, eğitimci, yenilikçi, teorisyen ve aklın, mantığın, bilimin ışığında çalışacak” bir bakan çıkıyor. Bu çizgisini bozmayıp eğitime yeni bir soluk getirmesi, öğretmene itibarını iade etmesi ve ülkemizin geleceğini birlikte inşa edebileceğimiz inancını geri kazandırması herkesin beklentisidir.

Kendisi konuşmalarından birinde şöyle diyor:

“Öğretmenliğe kutsal meslek diyorlar. Ben buna katılmıyorum. Çünkü bizde az maaş almasını istedikleri mesleklere kutsallık atfederler. Öğretmenliği birine bir şey öğretmek zannediyorlar. Öğretmenlik bir insanın kendi öğrenme yolculuğudur, kendi olgunlaşma serüvenidir. Öğretmen kendi olgunlaşırsa çocuğa bir faydası olur. Kendi kemalatını sağlayan öğretmen çocuğun yanından geçse çocuk eğitilir, göz göze gelsen çocuk zaten terbiye olur. Çocuğa bir şey öğrettiğini söyleyenler üç yıl sonra sıkılır. Sürekli aynı şeyleri tekrar etmek hayvan zihninde vardır. İnsan zihni yaratıcılıkla bağlantılıdır. Müfredatlaştırılmış bir muhteva çocuğu zehirler. Müfredat dediğiniz şeyin kendisi zehirdir. Çünkü müfredat fert kelimesinden gelir.”

Sayın bakanım yerden göğe kadar haklısınız. Öğretmenler olarak gelişinize çok sevindik.

Sayın okuyucum heyecanımı hissettin mi bilmiyorum ama dün gece sürekli “Ya Rabbi gelen gideni aratmasın, inşallah bu bakanımız ülkemize ve geleceğimize hayırlı olsun” diye dualar ettim.

Damdan düşenin halinden damdan düşen, kolunu kıran, o acıyı çeken anlar.

Yeni bakanımızın ülkemize ve geleceğimize hayırlı olmasını temenni eder, görevinde başarılar dilerim.

Bu yazımı beğendiyseniz bir önceki Siz çalışırken çocukları oyalayacak 15 oyun başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

Editör

2012 yılında atıldığı blog macerasında her geçen yıl daha iyiyi hedefleyen yazar; öğretmenlik ve babalık konularında da kendini geliştirmektedir. Bu aralar yazarlık damarı da kabarmış olup ilk kitabı için ter dökmektedir.

Bunları da sevebilirsin

1 Yorum

  • Elanur
    11 Temmuz 2018 de 00:34

    Hayırlı uğurlu olur inşaallah can-ı gönülden başarılar diliyoruz bakanımıza

BİR YORUM BIRAKIN

2012 yılında atıldığı blog macerasında her geçen yıl daha iyiyi hedefleyen yazar; öğretmenlik ve babalık konularında da kendini geliştirmektedir. Bu aralar yazarlık damarı da kabarmış olup ilk kitabı için ter dökmektedir.

Sponsorlu İçerik

Abone Ol!

Diğer 454 aboneye katılın