Günlüğüm arşivleri | Aruchan Blog
pembe renkli hoş geldin yazısı

Hoş geldin Gülce Bebek

Hayat bazen beklenmedik sürprizler yapıyor. Her şey sıradan, her şey tatsız bir hal almaya başlamışken birden bir güzellik ortaya çıkıverir. Az önce asık olan suratınızı güldürür, keyfinizi yerine getirir, içinize sevinç tohumları eker. İki gece önce en yakın öğretmen arkadaşlarımız ve aile dostlarımız misafirliğe geldi. Yedik, içtik, muhabbet ettik. Geçen yıl birlikte çalıştığım öğretmen arkadaş hamileliğinin son günlerindeydi ve doğumdan sonra oturamayız belki diye gelelim demişler. İyi de yaptılar gelmekle. Ancak asansörsüz bir binanın üçüncü katında yaşadığımızdan üç kat merdiven çıkacağı aklıma gelince arkadaşım adına endişelendim. Yine de sorunsuz bir şekilde misafirliği bitirip yolcu ettik. Dün de gayet normal bir […]

renkli konuşma balonları ve soru işaretleri

Nerelerdeydim?

Öncelikle uzun bir aradan sonra bloğa dönmenin haklı heyecanını yaşıyorum. 2012 yılında başladığım blog maceram altıncı yılında da devam ediyor, edecek inşallah. Geçtiğimiz Aralık ayından beri yeni yazı koymamış/koyamamış olduğumdan kısa bir özet geçmek istiyorum. -Mevla izin verdi, bizi kabul etti ve sömestr tatilinde ailecek umreye gitmek nasip oldu. Evet, küçük beyi de bırakma şansımız olmadığı için yanımızda götürdük. Zorlanacağımız yönünde korkularımız vardı ama elhamdülillah ki neredeyse hiç zorlanmadık. Bunda Allah’ımızın verdiği kolaylık ve umre arkadaşlarımızın yardımları etkili oldu tabi ki. şu kadar söyleyeyim; bizimkinden bir yaş büyük çocuğuyla giden bir arkadaşımız bile yorulduğumuzda kendi çocuğunu bırakıp bizimkini kucakladı. “Küçük […]

el sıkışan renkli eller

Bir garip tanışma hikâyesi

İki binli yılların başından beri internet kullanan ve doğal olarak orada dünyanın bir çok yerinden insanlarla tanışmış, konuşmuş birisi olarak ne sanal âlemden nefret ederim ne de tamamen güvenirim. Her ihtimale karşı daima zihnimin köşesinde devasa bir “soru işareti” bulundururum ki herkes bir yamuk yapabilir belki diye. Ta ki o insan yüz yüze görüşmeyi kabul edip canlı tanışana kadar… Gerçi bu bile yeterli değil ama yine de bir nebze güven oluşturuyor. İnternetten tanışmanın maalesef yaşanan ibretlik olaylar yüzünden kötü bir şöhreti var halk arasında. Hala “biz internetten tanışarak evlendik” cümlesini göğsümüz kabara kabara söyleyemiyoruz. Hâlbuki günümüzün büyük bir bölümünü elimizde […]

Tatile Çıkmadan Önce Yapılması Gerekenler

Bu sene kendi başımıza da olsa bir tatil gerçekleştirdik. Bu tatili düzgün planlayamadığımız için de çok bir şey anlamadık. Bu nedenle hem bizim gibi ani tatile gidecekler için hem de gelecek yıl bize rehber olsun diye bu seneki tatilden çıkardığım dersleri maddeler halinde yazmak istedim. Sizin de eklemek istedikleriniz varsa yorum olarak yazabilirsiniz. Bana göre tatile çıkmadan önce yapılması gerekenler nelerdir sorusunun cevabı şunlar: İlk olarak mümkünse kendinize yakın bulduğunuz bir arkadaşla en az iki aile olarak tatile gidin. Tek aile çok da zevkli olmuyor. Hatta hiç zevkli olmuyor. Arkadaşınızın veya sizin acil bir işiniz çıkma ihtimaline karşı mutlaka B […]

İlk deniz tatilimiz: Palamutbükü ve Akyaka

Yine uzun zamandır boşladığım bloğumu ele almanın zamanı geldi. Bu sene bir karar alıp ne pahasına olursa olsun deniz tatili yapmaya karar verdiğim için aylar öncesinden tüm arkadaşlarımla konuştum. İçlerinden birisi birlikte tatil yapma fikrine yeşil ışık yapınca planlar yaptık ve yazı beklemeye başladık. Yaz gelmesine geldi ama arkadaşımın bebeği olacağı için planlar iptal oldu. Ben de kendi başımıza da olsa ailemle bu tatili yapmaya karar verdim. İnternetten yaptığım ufak bir araştırmayla Palamutbükü, Akyaka ve Milas’ta apartlar ayarladım. Niyetim ikişer gece buralarda kalıp dönmekti. Daha önce bırakın deniz tatilini, apartta kalmayı falan; hiç tatil yapmamış birileri olarak ailecek çok acemiydik. […]

Talihsiz Olaylar Silsilesi

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba. Aylardır bir kelime yazı yazasım gelmemişti. Ama özellikle Nisan ayında yaşadığım olaylar dizisini aklımdan çıkmadan arşivime kaydetmek adına yazayım dedim. Bulunmayan araba Geçen sene şoförlüğümü geliştirmek adına aldığım 98 model Broadway’in sanayi ustalarıyla dost olmamı sağlaması üzerine değiştirmeye karar verdim. Yaklaşık iki ay boyunca internet üzerinden araştırma yapmamıza rağmen içimize sinecek bir araç denk gelmedi. Sanayideki ustamın da müsait olduğu bir hafta sonu İzmir Kemalpaşa’da kurulan otopazarına gittik. Üç usta, ben ve Kemalpaşa’da öğretmen olan dostumdan oluşan ekibimiz 50 kadar arabayı inceledi. En az beş yıl binmeye yarayacak, sedan tipi, bagajı geniş ve temiz […]

Yine… yeni… yeniden…

Nereden, nasıl başlasam hiç bilmiyorum. Kısa bir geri dönüş yazısı yazma niyetindeyim ama uzayabilir de. Aradan geçen bunca zamanda neler oldu neler. Tek tek anlatmak yerine özet geçmek yeterli olacaktır. Yine… Bir tayin ve sonrasında mecburi bir taşınma daha geçirdik mesela. Geçen sene şubat ayından bu yana sanırım eşyalarımız altıncı defa ev değiştirdi. Bu konuda rekorda bizde olabilir:) Doğal olarak birçok yerde ufak tefek hasarlar oluştu. Önceki evlerimiz ilk kattaydı hep. Şimdiki üçüncü katta olduğu için daha zorlu ve hasarlı bir taşınmanın sonucunda %70 oranında yerleşmiş bulunuyoruz. Bu defa sobalı daha doğrusu kuzineli bir evimiz var. Küçük fırınına kumpir atmak […]

TEOG’dan Geriye Kalanlar

Yazıya başlamadan önce “TEOG nedir?” sorusunun cevabını verelim. Çünkü öğretmenler arasında bile açılımını bilmeyenler çıkıyor. TEOG, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş kelimelerinin baş harfleridir. Bu nedenle TEOG sınavı denir. Yani liselere giriş sınavının son halidir. MEB’in şimdiye kadar uyguladığı en sağlam sınavdır diyebilirim. Geçen hafta Çarşamba ve Perşembe günleri yapılan sınavda; bulunduğumuz ilçenin milli eğitim müdürlüğü geçen sene köy okullarında görev yapan öğretmenleri ilçeye, ilçede görev yapan öğretmenleri de köye göndermiş. Gerçekten güzel düşünülmüş. Ancak bu sene bu uygulamayı bırakıp köy öğretmenlerini başka köylere, ilçe öğretmenlerini de ilçedeki başka okullara vermişler. Bu uygulama doğal olarak yapılan toplantıda dile getirildi. Cevap olarak […]

Java Günlükleri: Başlangıç

Bu sene kendimi geliştirme adına bir şeyler yapmaya karar vereli 2 ay oluyor. Ama bu sürede elle tutulur bir gelişme olmadı. Saz kursuna gideyim dedim saz istediler. Onu da alamadığım için erteledim. Son olarak ya bir yabancı dil öğreneyim ya da kod yazmayı öğreneyim dedim. Yabancı dili seçsem daha iyiymiş ama ben kalkıp kod yazmayı seçtim. Sonra da android için uygulama geliştirmenin anahtarı olan java dilinin üzerine yoğunlaştım. Sonradan öğrendim ki kodlar arasında en zor olanı java’ymış. Ben zaten bulurum böyle şeyleri. Gider en zoruna el atarım. Neyse, başlamış bulundum artık. Başlamak bitirmenin yarısıysa geriye diğer yarı kalmış demektir:) Üç […]

Kişisel Gündemim

Ülkemizin gündemi pamuk ipliğine bağlı maalesef. İsteyen istediği an keyfine göre değiştirebiliyor. Bir yerden sonra takip edemiyor insan. “Ne haliniz varsa görün, Allah belanızı versin” deyip televizyonu kapatarak kendi iç dünyanıza çekilmeniz gerekiyor. Doğal olarak kendi gündeminizdeki olaylarla zaman öldürüyorsunuz. Ben de öyle yapayım dedim. Bakalım benim kişisel gündemimde neler oluyor: -Yeni aldığım telefona alışmaya çalıştığımı söyleyerek giriş yapayım. Öyle ahım şahım bir telefon değil zaten. Çok pahalı telefon alsak evin yolunu şaşırırız. Bizi idare edecek kadar bir telefon alıp birkaç yıl idare etme yolunu seçtik. Ömrümüz idare lambası gibi yarı kısık şekilde geçiyor. En azından haram yemiyorum diyerek teselli […]